Salı, Temmuz 28, 2009

yalnızlık


bir seçimdir bazen insanı yalnız başına yürüten yollarda. ya da aslında ezeli bir bilinçlilik bu yalnızlık. sonuna ve başına aldırmaksızın bir bireyselliğin her türlü bedelini ödemeye hazırlıklı olmak. yalnızlık bir atgözlüğüyse nereden bakıp neyi gördüğünü hiçbir zaman unutmamalı insan. ve en kalabalık anların bile yalnızlığı gizleyecek, insanı deliliklere itecek kadar örtücü, teskin edici olamayacağını... ve hayaller de terk ettiğinde insanın ruhunu asla öncekilere benzemeyen bir ürpertinin kaplayacağını... ve en büyük aşkın yürek dışında hiçbir geçerliliğe sahip olmayacağını... ve uzun yollar üzerinde atılan her adımda delicesine gülmenin, bir ıslık çalmanın, ya da ne bileyim bir türkü tutturmanın onunla yüzleşmeyi hiçbir zaman istemediğimizden oluşunu... ve de, gözler dalıp burun sızladığında, ürkütücü rüyaların ardından gelecek hıçkırıklar bastırıldığında içeride bir şeylerin daha can verişini... yalnızlık, öylece.