Salı, Ağustos 25, 2009

ışık

karmaşık yollardan geçerek, düşe kalka ilerliyoruz işte. onca çabanın ardından ulaşılabilecek güzel sonuçlar da olabiliyormuş hayatta. dilerim ki emeğini hakkıyla sarf eden herkese güzel sonuçlar ve mutluluklar ödül olarak verilir. (bu söz de cope'a girecek sevgili öğrenci arkadaşlarıma gelsin bu arada :)) bu yazıyı yazma nedenim şu: sevgili arkadaşım teletabi bana bir ödül göndermiş, 'kreativ blog' adında.(almanca'dan bu, söyleyeyim:)) 'çalışan kazanır elması kızarır' sözüne uyduğumdan mütevellit, ben de bu ödülü şu yaz aylarımda hasbihal ettiğim, birlikte geceyi gündüze ekleyip çalıştığım arkadaşlarımla ve bu günlere emeği geçen herkesle paylaşmak istiyorum. maksat eğlence filan elbette, lakin dilerim 7 eylül'de hep birlikte seviniriz. ve ben de çok ama çok sevdiğim harikulade ses sanatçısı manolis lidakis'i dinleme şansına erişirim önümüzdeki günler içerisinde.sonra hayat yine koşuşturmacayla dolar, tiyatro sezonu açılır ve sahnelere kavuşuruz. sonra da ne bileyim, üzüle sevine yuvarlanıp gideriz işte. ışık mı? yolun ucunda gördüğüm, ve bir sonraki tünele dek doya doya tadını çıkaracağım ruh besleyici. ilk ışınlar gözümü almaya başladı çoktan.

ödül demişken, 7 maddelik bir bunları biliyor musunuz listesi yapmak lazımmış kendimle ilgili, bakalım neler varmış bu listede?

1) bir kahve bağımlısı olan benim geçen yıla dek kahvenin tadına tahammülü olmayan biri olduğumu,
2) gazete/dergi yayıncılığına fena halde meraklı olduğumu ve ilköğretim boyunca düzenli olarak kişisel duvar gazeteleri çıkarıp okulun duvarlarına astığımı,
3) uzun ve yalnızca araçların geçtiği bir yolda yürümeyi, yürürken dinlediğim müziğe bağıra çağıra eşlik ederek stres attığımı,
4) bir türlü adam gibi film izleyemediğimi, daha çok sesleri ve konuşmaları dinlerken başka şeylerle meşgul olduğumu,
5) kapı gıcırtısına oynayabilecek biri olduğumu ve lisedeki lakabımın bu yüzden 'oynakbeyi' olduğunu,
6) bir yerde sakin sessiz otururken aklıma gelebilecek alakasız bir espriye kıkır kıkır gülmeye başlayabileceğimi ve bunu gülmeden anlatmayı beceremeyeceğimi,
7) dinlediğim bir şarkı/ezgi beni çok etkilediyse onu bütün bir hikayenin özeti olarak gördüğümü ve aklımda onlara bir dekoruyla-rolleriyle birer sahne biçtiğimi
biliyor muydunuz?
:)

ışık dileğimle...

Pazar, Ağustos 02, 2009

koştur koştur

merhaba,
evet bu aralar yine vefasızlık yapıyorum. ama keşfettiğim bir şey var ki paylaşmadan edemeyeceğim. büyük üzüntüler kolay atlatılamıyor, her seferinde insan içinden bir şeylerin eksildiğini hissediyor. gönlümün çektiği topraklara ne vakit gideceğim bilmiyorum. belirsizlik can sıkıcı. hissettiklerimi, aklımdan geçeni doğrudan söyleyemesem de, canımı acıtan şeyleri bağıra çağıra anlatamasam da daha rahat olmak için, kafaya takmamak için koşturmalardayım yine. böyle olduğu zaman unutuyorum yükümü. yeni bir adım için birçok neden bulunabiliyormuş hayatta. en büyük sarsıntıdan sonra biraz uyuşmuş bile olsa doğru düzgün yürüyebilmek mümkünmüş. insan kendini yeterli ya da yetersiz görse bile, bir şekilde koşturmacasına devam edecek gücü, ardına tekrar tekrar bakmamak için bulabiliyormuş. yardım etmeli hedeflerin gerçeğe evrilişine. bir şeyler yapmalı. istihzaya sarılı gülüşler içten gelir, yollar boyu şarkılar söylenir kucakta ninni bekleyen bebekler gibi. ya da masallara ihtiyaç vardır yeniden hayal kurmaya cesaret edebilmek için. kandırıldığını fark etmeden inanmalı onlara insan. tekrar ışığı görebilmek, yeniden yollara düşebilmek için yürümeli. hesabı kapatacak şarkılar, sözler var iyi ki. sağolasın kadife dalgam, adalı rüzgarım!

keyifli zamanlar dileğiyle...

poetti